İştima Ne Kadar Sürüyor? Toplumsal Güç İlişkileri Üzerine Analitik Bir İnceleme Sosyolojik ve siyasal bir gerçeklik olarak, “iştima” yani toplumun bir araya gelmesi, toplumsal bir düzenin tesis edilmesi ve bireylerin birbirleriyle ilişkilerinin düzenlenmesi bir yandan tarihsel bir olgu olarak şekillenirken, diğer yandan çağımızın siyasal yapılarında derin bir anlam taşır. İnsanların bir arada yaşaması, iktidarın şekillendiği, kurumların işlediği, ideolojilerin ve politikaların belirli düzenekler etrafında döndüğü bir platform yaratır. Ancak, toplum bir araya geldiğinde, bu birleşimin ne kadar sürdüğü, toplumsal düzenin sürekliliğini sağlayan unsurlar nelerdir, soruları önemli bir yere sahiptir. Bu yazıda, iştima kavramı üzerinden siyasal yapılar, güç ilişkileri, iktidar biçimleri ve…
Yorum BırakLezzet Dolu Anlar Yazılar
Kuran’a Göre Yaratılış Aşamaları: Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Kelimenin gücü, insanlık tarihinin en eski zamanlarından itibaren hem bireysel hem de toplumsal düzeyde insan yaşamını dönüştürme gücüne sahip olmuştur. Yaratılışın temel anlatıları, her kültürde, her dini metinde ve her edebi akımda insanın dünyayı anlamlandırma çabasını yansıtır. Kelimeler, yalnızca bilgi aktarmaktan çok daha fazlasını ifade eder; bir toplumun ortak değerlerini, arketiplerini ve tarihini yaşatır. Kuran’ın yaratılışla ilgili hükümleri de bu güçlü anlatı geleneği içinde önemli bir yer tutar. Peki, Kuran’a göre yaratılış nasıl anlatılır? Bu soruya cevap verirken, sadece dini bir bakış açısı ile değil, aynı zamanda edebiyatın derinliklerinden de yola çıkarak,…
Yorum BırakKaç Çeşit Yön Var? Kültürel Bir Keşif Birçok kültür, dünyayı ve çevremizi anlamlandırırken farklı yönler ve perspektifler geliştirmiştir. Her kültür, yön kavramını sadece bir fiziksel doğrultu olarak değil, aynı zamanda toplumsal, ekonomik, psikolojik ve sembolik bir değer olarak da görür. Yönler, kültürlerin şekillenmesinde, kimliklerin inşa edilmesinde ve toplumsal yapıların belirlenmesinde kritik bir rol oynar. Peki, bu yönlerin çeşitliliği gerçekten ne kadar farklı olabilir? Farklı kültürlerden örnekler sunarak, yönün sadece bir harita üzerinde gösterilen bir ok olmadığını, bunun ötesinde daha derin bir anlam taşıdığını keşfetmeye ne dersiniz? Yönün Kültürel Göreliliği Dünyanın farklı köşelerinde, yönlerin ne anlama geldiği, nasıl algılandığı ve ne…
Yorum BırakKarine ile Anlamak: Edebiyatın Derinliklerinde Edebiyat, kelimelerin gücüyle şekillenen bir dünyadır. Her satır, her cümle, bir anlatıcının bakış açısını, bir karakterin içsel yolculuğunu ve toplumsal değerlerin yeniden üretilmesini taşır. Kelimeler sadece anlam taşımaz, aynı zamanda duyguları, düşünceleri ve hayalleri uyandırır; birer sembol haline gelir. Peki, edebiyatın bu sembolik gücüyle bir dünyayı anlamak mümkün müdür? Karine, edebiyatın derinliklerinde bir anahtar olabilir mi? Belki de “karine” kelimesi, edebiyatın farklı yönlerini daha iyi anlamamız için bir çıkış noktası sunar. Karine, bir işaret, bir iz veya bir anlam taşıyan semboller aracılığıyla, anlatılmak istenenlere daha derinlemesine bir bakış açısı kazandıran bir kavramdır. Edebiyatın doğasında var…
Yorum BırakSultan Murat Tahtı Neden Bıraktı? Pedagojik Bir Bakışla Tarihsel Bir Dönüşümün Anlamı Hayatımız boyunca öğrendiğimiz her şey, hayatımıza dokunan ve bizi dönüştüren bir güç taşır. İster küçük bir çocukken öğrenmeye başladığımız ilk harfler, ister üniversitedeki derin akademik bilgi; her bir öğrenme deneyimi, kişisel ve toplumsal kimliğimizi şekillendirir. Ama öğrenme sadece bireysel bir yolculuk değildir; toplumsal yapıları, kültürleri ve değerleri de derinden etkiler. Bu yazıda, bir tarihsel figürün hayatına bakarak öğrenmenin dönüştürücü gücünü ve bireysel seçimlerin toplumsal yansımalarını tartışacağız. Sultan Murat’ın tahtı bırakmasının ardındaki motivasyonları pedagogik bir perspektifle değerlendirecek, aynı zamanda tarihsel olayların öğretici gücüne vurgu yapacağız. Sultan Murat’ın Tahttan Feragati:…
Yorum BırakHz. Ayyâş Kimdir? Diyanet Perspektifinden Toplumsal Bir İnceleme Hayat, bazen sıradan gibi görünen bir anlatının içinde bile derin anlamlar taşır. İnsanlık tarihindeki her şahsiyet, sadece yaşadığı dönemin değil, aynı zamanda kendisinden sonra gelen toplumların değer yargılarının, normlarının ve sosyal yapılarının şekillenmesinde etkili olmuştur. Hz. Ayyâş, bu anlamda, toplumları dönüştüren figürlerden biri olarak dikkate değer bir şahsiyet olabilir. Peki, Hz. Ayyâş kimdir? Diyanet’in bakış açısından nasıl bir anlam taşıyor ve bu anlam, toplumsal yapıları ve bireylerin günlük yaşamlarını nasıl etkileyebilir? Bu soruyu ele alırken, sadece bireysel bir yaşam öyküsünden bahsetmekle kalmayacağız; aynı zamanda toplumsal normları, cinsiyet rolleri, kültürel pratikler ve güç…
Yorum BırakAtatürk’ün Sofya’da Ne Kadar Kaldı? Ekonomi Perspektifinden Derinlemesine Bir Analiz Kaynakların kıtlığı ve seçimlerin sonuçları üzerine düşünen herhangi bir insanın içten analitik bakışıyla ele alındığında, Mustafa Kemal Atatürk’ün Sofya’da geçirdiği süre yalnızca bir tarih olayı değil, aynı zamanda mikro ve makro ekonomik seçimlerin, fırsat maliyeti kavramının ve dengesizliklerin belirleyici olduğu bir süreçtir. Atatürk’ün Sofya’daki görevi ve burada geçirdiği yaklaşık 1 yıl 3-4 aya yakın süre (27 Ekim 1913’ten Ocak/Şubat 1915’e kadar) hem kişisel hem de sistemsel düzeyde birçok ekonomik ve davranışsal ekonomiye dair veri sunar. :contentReference[oaicite:0]{index=0} Mikroekonomi Açısından Atatürk’ün Sofya’daki Zamanı Mikroekonomi bireylerin sınırlı kaynakları nasıl tahsis ettiğini inceler. Atatürk’ün…
Yorum BırakAruz Ölçüsü Nasıl Belirlenir? Siyasal Bir Analiz Günümüz dünyasında, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde bir tür “ölçü” arayışına giriyoruz; zaman zaman bu, bir düzenin ya da gücün meşruiyetini sorgulamak oluyor, bazen de ideolojik çatışmaların nasıl şekillendiğini. Aruz ölçüsünü belirlemek gibi bir soru, yüzeyde edebi bir teknik sorusu gibi görünebilir, ancak derinlemesine bakıldığında güç ilişkilerinin, toplumsal düzenin ve bireysel katılımın inşa edildiği karmaşık bir alanı temsil eder. Aruz ölçüsü, şiirlerin ritmi, kafiye düzeni, belirli bir uyum içinde seslerin bir araya gelmesidir. Ancak biz burada aruz ölçüsünün toplumdaki güç ilişkilerine nasıl yansıdığını, nasıl iktidarın ve meşruiyetin ortaya çıkardığı toplumsal yapılarla şekillendiğini…
Yorum BırakGeçmişi anlamadan bugünü anlamak, bir tabloyu yalnızca onun çerçevesine bakarak yorumlamaya benzer. Her ne kadar tarihsel olaylar birer kesit olarak var olsalar da, bu kesitlerin birbirleriyle olan ilişkisi, yalnızca geçmişin bugüne kattığı derinlik sayesinde ortaya çıkar. Bu bağlamda, tarihsel bir bakış açısının, özellikle Ar-Ge (Araştırma ve Geliştirme) süreçlerinin evrimini anlamadaki rolü büyüktür. Ar-Ge, insanlık tarihinin çeşitli aşamalarında farklı formlar almış, toplumsal, kültürel ve ekonomik dönüşümlere paralel olarak gelişmiştir. Bu yazıda, Ar-Ge’nin tarihsel süreç içerisindeki dönüşümünü ele alacak ve önemli dönemeçlere, toplumsal kırılmalara, teknolojik yeniliklere odaklanarak, geçmişin bugünü nasıl şekillendirdiğini tartışacağız. Ar-Ge’nin Doğuşu: Erken Dönem Denemeleri Tarihin ilk dönemlerinde bilimsel bilgi,…
Yorum BırakFarklı Kültürlerin İzinde: Özge Özacar ve Mezuniyetin Antropolojik Yansımaları Dünya üzerindeki kültürler, bireylerin varlıklarını şekillendiren ve onları çevreleriyle bağlantılı hale getiren çok sayıda öğe barındırır. Bu öğeler arasında ritüeller, semboller, akrabalık yapıları, ekonomik sistemler ve kimlik oluşumu gibi unsurlar, her bir kültürün kendine özgü kimliğini yaratır. Peki ya bir kişinin mezuniyeti? Bu basit gibi görünen toplumsal etiket, aslında bireyin kimliğini ve toplum içindeki rolünü derinden etkileyebilir. Özge Özacar’ın ne mezunu olduğu sorusunu antropolojik bir perspektifle ele alırken, bu sorunun sadece bireysel bir veri olmanın çok ötesine geçtiğini göreceğiz. Kültürel Görelilik ve Kimlik Oluşumu Kültürel görelilik, antropolojinin temel ilkelerinden biridir ve…
Yorum Bırak