Ayniyat Saymanına 3600 Ek Gösterge Verilecek Mi? Bir Felsefi Tartışma İnsanlık, tarih boyunca adalet, eşitlik ve değer üzerine düşünceler geliştirmiştir. Bu düşünceler bazen bireylerin yaşamlarını, bazen toplumları yönlendiren temel ilkelere dönüşmüştür. Birçok felsefi problem, insanların yalnızca kendi çıkarlarını mı yoksa toplumun iyiliğini mi öncelemesi gerektiği sorusunu sorar. Peki, bir devletin görevlisi olan ayniyat saymanına 3600 ek gösterge verilmesi meselesi, yalnızca bir finansal düzenleme mi yoksa toplumun adalet anlayışı, etik değerleri ve bilgiye bakış açısıyla ilişkili derin bir felsefi sorun mu? Böylesi bir soruyu düşündüğümüzde, insanın toplumsal sorumlulukları ve bireysel çıkarları arasındaki dengeyi sorgulamamız kaçınılmazdır. Ayniyat saymanına ek gösterge verilmesi meselesi,…
Yorum BırakLezzet Dolu Anlar Yazılar
İnsanın varlık anlayışı, yaşadığı dünyayı nasıl algıladığını ve ona nasıl tepki verdiğini şekillendirir. Düşünce, etik, bilgi ve varlık üzerine sürekli bir arayış, insanın kendini anlamak ve evrensel gerçeğe ulaşmak için verdiği bir mücadeledir. Felsefe, bu arayışın metodolojik zemini olup, insanın neyi bilip neyi bilemeyeceğini sorgular. Peki, insanın varoluşsal mücadeleleri, sadece içsel değil, aynı zamanda toplumsal düzeyde de bir anlam taşır mı? İnsanın cesareti, etik değerleri ve bilgiye yaklaşımı arasındaki ilişki nedir? Bugün, Atatürk’ün savaştığı ilk cepheyi ele alırken, bu soruları bir araya getiriyor ve hem tarihsel hem de felsefi açıdan bu olayı derinlemesine sorguluyoruz. Atatürk’ün İlk Savaşı: Sofya, Balkanlar Mustafa…
Yorum BırakTransfer Sürecinde Ne Kadar Sürer? Bir Felsefi Düşünce Denemesi Her insan bir noktada hayatında büyük bir değişim veya geçiş süreci yaşamıştır: belki bir şehir değiştirmiş, bir ilişki sona ermiş, ya da en derin anlamda kimlik veya inanç değişiklikleri yaşamıştır. Bu tür geçişlerin zamanı ve doğası, insan ruhunun en karmaşık boyutlarından birini oluşturur. Felsefi açıdan, “transfer süreci” sadece fiziksel bir taşınma veya somut bir geçişten daha fazlasıdır. O, bir kişinin içsel varoluşunu yeniden yapılandırma sürecidir. Ama aslında, bir insanın “transfer” dediğimiz sürecin sonunda eski ve yeni arasındaki boşluk ne kadar sürer? Bu soruya yanıt ararken, etik, epistemoloji (bilgi kuramı) ve ontoloji…
Yorum BırakMustafa Kemal Hangi Liseden Mezun Oldu? Antropolojik Bir Perspektif Kültür, zaman, mekan ve insan etkileşimiyle şekillenen bir yapı, bir kolektif bilinçtir. Her birey, ait olduğu kültürün izlerini taşır ve bu izler onun kimliğini oluşturur. Kimlik, sadece bir ismin ve geçmişin değil, aynı zamanda çevremizdeki sosyal yapılar, ritüeller ve eğitim sistemleriyle bağlantılı bir süreçtir. Bu yazıda, Mustafa Kemal Atatürk’ün hangi liseden mezun olduğunu sorusunu, bir eğitim sistemi ve kimlik oluşumu üzerinden antropolojik bir bakış açısıyla ele alacağız. Mustafa Kemal’in Eğitim Geçmişi: Bireysel Kimlik ve Toplumsal Yapı Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, bir lider ve kültürel anlamda bir devrimci olarak, sadece…
Yorum BırakHilum Nedir? Pedagojik Bir Bakış Öğrenme, hayatın her anında şekillenen, sürekli bir süreçtir. Bu süreç sadece bilgi aktarmaktan ibaret değil; aynı zamanda öğrencinin düşünce dünyasının dönüşümünü, bireysel ve toplumsal gelişimini de kapsar. Eğitim, bireylerin kendi potansiyellerini keşfettiği ve topluma katkı sunduğu bir yolculuk olmalıdır. Peki, eğitimde öğrenmenin bu dönüştürücü gücünü nasıl daha etkili kullanabiliriz? Öğrenme teorilerinden öğretim yöntemlerine, teknolojinin eğitime etkisinden pedagojinin toplumsal boyutlarına kadar geniş bir yelpazede düşünmeye başlamak, bizi daha derin bir anlayışa taşıyabilir. Bugün ele alacağımız “Hilum” kavramı, aslında bir bitki terimi olmanın ötesinde, öğrenmenin doğasını anlamada bize ipuçları sunabilir. Hilum, bitkilerde tohumun bağlandığı yerdir. Bu nokta,…
Yorum BırakCüce Vatoz Kaç Gün Aç Kalabilir? Bir Sosyolojik Yaklaşım Hayatımızda bazen gündelik meselelerden çok daha derin, çok daha anlamlı sorular çıkar. Bugün üzerinde duracağımız soru da aslında ilk bakışta bir biyolojik mesele gibi görünebilir: “Cüce vatoz kaç gün aç kalabilir?” Ancak, bu sorunun aslında çok daha derin sosyolojik ve kültürel boyutları vardır. Bu yazıda, fiziksel bir sorunun, toplumsal yapılar, eşitsizlikler ve insan ilişkileriyle nasıl iç içe geçtiğini anlamaya çalışacağız. Kendimizi sadece biyolojik varlıklar olarak görmek, insan deneyiminin ne kadar dar bir perspektife sığdırıldığını fark etmemize engel olabilir. Hangi canlıların ne kadar aç kalabilecekleri gibi biyolojik sorular, çoğu zaman daha geniş…
Yorum BırakArapça Bilmeyen Bir Kişi, Yasin’i Türkçe Okuyabilir Mi? Felsefe, insan düşüncesinin en derin köklerine inmeye çalışan bir disiplindir. Ancak, bu derinliklere inmeden önce, çoğu zaman gündelik hayatımızda karşılaştığımız etik, bilgi ve varlıkla ilgili sorular, bizleri bir anlam arayışına sürükler. Bu yazının başlangıcında, belki de her insana dair en temel sorulardan birine odaklanmak istiyorum: Bir kişi, ne kadar yabancı dil bilirse bilsin, anlam arayışında ne kadar “anlamlı”dır? Bu soruyu, özellikle kutsal metinlerin Türkçe, Arapça veya başka bir dilde okunduğu konulara bağlamak, bizim bilgiye nasıl eriştiğimizi, inancımızın dilsel sınırlarını ve nihayetinde doğruyu ve gerçeği nasıl algıladığımızı anlamamıza yardımcı olacaktır. Peki, bir Arapça…
Yorum BırakAndroid 12 Eski mi? Bir Kaynak Kıtlığı ve Seçim Sonuçları Perspektifi Bir insan, gün içinde sürekli seçimler yapar; ne yiyeceğinden tutun da hangi teknolojiyi kullanacağına kadar… Kaynaklar kıttır ve her seçim bir fırsat maliyeti doğurur. Bu basit gerçek, sadece bireysel yaşamlarımızda değil, piyasalarda, kamu politikalarında ve teknoloji ekosistemlerinde de geçerlidir. “Android 12 eski mi?” sorusunu sorarken yalnızca bir yazılım sürümünün ömrünü sorgulamıyoruz; aynı zamanda tüketici davranışını, üretici stratejilerini, endüstri dinamiklerini ve toplum refahı üzerinde uzun vadeli etkileri değerlendiren bir ekonomik analiz yürütüyoruz. Bu yazıda konuyu mikroekonomi, makroekonomi ve davranışsal ekonomi açısından ele alarak daha derinlemesine irdeleyeceğiz. Mikroekonomi: Tüketici Tercihleri ve…
Yorum BırakAlçak Basıncı Nasıl Oluşur? Atmosferin Derinliklerine Yolculuk Havada bir değişiklik var gibi hissediyor musunuz? Bir sabah güne başlarken aniden başınızı ağrıtmaya başlayan bir hava, kendinizi garip bir şekilde halsiz hissettiren bir ortam… Belki de bir süre sonra çok geçmeden yağmurun ya da fırtınanın yaklaştığını fark ediyorsunuz. Peki, bunun nedeni nedir? Alçak basınç! Ama alçak basınç gerçekten ne anlama geliyor ve nasıl oluşuyor? Gelin, atmosferin sırlarını keşfederken, basınç ve hava koşullarının ardındaki derin bilimsel gerçekleri birlikte inceleyelim. Alçak Basınç: Temel Kavramlar ve Anlamı Atmosfer, Dünya’nın çevresini saran, gazlardan oluşan bir tabakadır ve bu gazlar, gezegenimize çeken yerçekimi kuvveti nedeniyle sürekli olarak…
Yorum Bırakİyi Bir Konuşmacıda Bulunması Gereken Özellikler Nelerdir? Antropolojik Bir Bakış Konuşmak, insanın kendini ifade etme biçimidir; ancak bir konuşmanın gücü, yalnızca sözcüklerin kullanımıyla sınırlı değildir. İyi bir konuşmacı, hem sözel hem de sözsüz araçları etkili bir şekilde kullanarak dinleyicisiyle güçlü bir bağ kurar. Ancak, bu “iyi konuşma” kavramı her kültürde farklı şekillerde yorumlanır. Bu yazı, “iyi bir konuşmacıda bulunması gereken özellikler” konusunu antropolojik bir perspektiften ele alarak, konuşmanın kültürel göreliliğini ve konuşmacının kimlik oluşturmadaki rolünü keşfetmeyi amaçlamaktadır. Farklı kültürlerdeki ritüeller, semboller ve toplumsal yapılar üzerinden iyi bir konuşmacının sahip olması gereken özellikleri tartışacağız. Konuşmanın Kültürel Göreliliği Dil, kültürlerin birbirini anlamasında…
Yorum Bırak