Hercai Kulübe Nerede? Ekonominin Gözünden Bir Sorgulama Ekonomik analiz, çoğu zaman rakamlar ve grafiklerle sınırlı görülür; oysa ekonominin özü, insan davranışlarının seçimlerle şekillendiği bir sahnedir. Kaynaklar sınırlıdır; bireylerin, toplumların ve kurumların bu kıt kaynakları nasıl paylaştığı ise yaşamın tüm alanlarını belirler. “Hercai kulübe nerede?” sorusu yüzeyde basit bir merak gibi görünse de, ekonomik bir gözle bakıldığında derin bir anlam taşır. Bu soru, hem bireysel tercihlerimizi hem de piyasanın görünmez elini anlamak için bir metafora dönüşür. Kıt Kaynaklar ve Seçimlerin Bedeli Ekonominin temel ilkesi, kıtlık ilkesidir. Her birey, sınırlı kaynaklar karşısında sonsuz gibi görünen ihtiyaçları arasında seçim yapmak zorundadır. “Hercai kulübe…
Yorum BırakLezzet Dolu Anlar Yazılar
Helezon Ne Demek Osmanlıca? Dönüşün, Devamlılığın ve İnceliğin Sembolü Tarih boyunca kelimeler yalnızca anlam taşıyıcısı değil, aynı zamanda düşünce biçimlerinin de yansıtıcısı olmuştur. “Helezon” kelimesi de bunlardan biridir. Osmanlıca’da “helezon”, kökeni itibarıyla Arapça ve Yunanca etkiler taşıyan, hem maddi hem de soyut çağrışımlara sahip bir kavramdır. Dönmek, kıvrılmak, dairesel bir biçimde ilerlemek anlamlarına gelir. Ancak bu kelime, sadece bir spiral ya da vida şekliyle sınırlı değildir; aynı zamanda Osmanlı düşünce dünyasında sürekliliği, dönüşü ve devinimi temsil eder. Osmanlıca’da “Helezon”un Kökeni ve Anlam Katmanları Osmanlıca metinlerde “helezon” kelimesi genellikle dönerek yükselen şekiller veya spiral biçimler anlamında kullanılmıştır. Bu kullanım, hem mimaride…
Yorum BırakTalat Aydemir Ne Zaman Öldü? Bir İdealistin Sessiz Çığlığı Bazı hikâyeler vardır, yalnızca tarihin sayfalarında değil, insanların kalplerinde yankılanır. Talat Aydemir’in hikâyesi de onlardan biri. Onun adı geçtiğinde, bir dönemin çatışan umutları, hırsları ve kırılgan idealleri gözümde canlanıyor. Bugün sana bir tarih dersi anlatmayacağım; bir insanın inancı uğruna verdiği mücadeleyi, o mücadelenin ardında kalan sessizliği paylaşmak istiyorum. Bir Askerin Hikâyesi: Talat Aydemir’in Adımları 1960’ların başı… Türkiye, siyasi çalkantıların, ekonomik sancıların ve toplumsal kırılmaların arasında yönünü arıyordu. Binbaşı Talat Aydemir, Harbiye’nin disiplinli duvarları arasında yetişmiş bir subaydı. Onun için “askerlik”, yalnızca bir meslek değil, bir inanç biçimiydi. Cumhuriyet’i koruma düşüncesi, kanına…
Yorum BırakHedonizm Hangi Felsefe? İnsan Ruhunun Haz ve Anlam Arayışına Psikolojik Bir Bakış Bir psikolog olarak sıklıkla şu soruyla karşılaşırım: İnsan neden sürekli mutlu olmak ister, ama aynı zamanda mutlulukla neden bu kadar zorlanır? Bu sorunun kökeninde, binlerce yıllık bir düşünce biçimi yatar: Hedonizm. İlk bakışta sadece “haz peşinde koşmak” gibi algılansa da, hedonizm aslında insanın iç dünyasıyla, seçimleriyle ve duygusal dengesiyle doğrudan ilişkili bir felsefedir. Hedonizm Nedir ve Hangi Felsefeye Aittir? Hedonizm, kökeni Antik Yunan’a dayanan bir felsefi akımdır. Yunanca “hedone” kelimesi, “haz” anlamına gelir. Bu düşünceye göre, yaşamın nihai amacı haz almak ve acıdan kaçmaktır. Felsefi olarak hedonizm, etik…
Yorum BırakGüncelleme Yapınca Her Şey Silinir mi? Dijital Dünyadan Siyaset Bilimine Bir Bakış Güç İlişkileri ve Yenilenmenin Siyaseti Güncelleme… Sadece telefonlarımızın veya sistemlerimizin değil, toplumların da kaçınılmaz kaderi. Bir siyaset bilimci gözüyle bakıldığında, her güncelleme bir iktidar hamlesidir. Zira kim güncellerse, geleceği o belirler. “Güncelleme yapınca her şey silinir mi?” sorusu bu anlamda sadece teknolojik bir kaygı değil; toplumsal hafızanın, kurumsal istikrarın ve iktidar sürekliliğinin sorgusudur. Bir devlet, sistemini “güncellerken” vatandaşın hafızası, alışkanlıkları ve kimliği ne ölçüde korunur? Bir lider, reform yaparken “eski düzeni silmeden” yeniyi inşa edebilir mi? İşte bu sorular, güncelleme metaforunun siyaset bilimiyle kesiştiği noktadır. İktidarın Güncelleme Arayışı…
Yorum BırakGözleme İçin Hangi Peynir Kullanılır? – Bir Felsefi Sorgulama Denemesi Giriş: Bir Filozofun Sofrasında Soru Bir filozof için her soru, görünenden daha derin bir anlam taşır. “Gözleme için hangi peynir kullanılır?” sorusu da bunlardan biridir. İlk bakışta mutfakla, damak zevkiyle ya da yöresel tercihlerle ilgili gibi görünse de, aslında varoluşun, bilginin ve ahlâkın doğasına dair ipuçları taşır. Çünkü her seçim – hatta bir peynir seçimi bile – bir değer yargısı, bir bilgi biçimi ve bir varlık anlayışı içerir. Bu nedenle, bu soruyu üç felsefi alan üzerinden incelemek mümkündür: etik, epistemoloji ve ontoloji. Etik Perspektif: Doğru Peyniri Seçmek Bir Ahlak Meselesi…
Yorum BırakGEP Ne Demektir? Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Üzerine Pedagojik Bir Yolculuk Bir sınıfa girdiğinizde öğrencilerin gözlerindeki merak ışıltısını fark edersiniz. Bu ışıltı, öğrenmenin sadece bilgi edinmek değil, dünyayı yeniden anlamlandırmak olduğunu hatırlatır. İşte GEP, yani “Genel Eğitim Programı”, tam da bu dönüşümün merkezinde yer alır. Eğitimciler olarak amacımız, bireyleri sadece akademik anlamda değil; düşünsel, duygusal ve toplumsal yönleriyle de donatmaktır. GEP bu bakış açısının pedagojik bir yansımasıdır. GEP Nedir? Kavramsal Bir Çerçeve GEP, “Genel Eğitim Programı” ifadesinin kısaltmasıdır. Eğitim sisteminde bireylerin yalnızca mesleki ya da teknik bilgiyle değil, yaşamın tüm alanlarında etkin düşünebilen, sorgulayabilen, etik değerlere sahip bireyler olarak yetişmesini hedefleyen…
Yorum BırakBir psikolog olarak her insan, dışarıdan fısıldanan hikâyeler kadar kendi iç dünyasındaki anlatılarla hareket eder. Bir ilişkiyi sorgularken yalnızca görünür yüzeyle kalmak yetersizdir; zihinlerdeki inandırım mekanizmaları, duygusal dengeler ve sosyal bağlamlar da irdelenmelidir. “Ebru Gündeş’in sevgilisi Murat Özdemir kimdir?” sorusunu ele alırken, biyografik bilgiler kadar bu bağlamın psikolojik kodlarını da çözümleriz. — Biyografik Notlar: Murat Özdemir Kimdir? Medya kaynaklarına göre, Murat Özdemir tam adıyla Murat Osman Özdemir 1969 yılında İstanbul’da doğmuştur. [1] Üniversite eğitimi İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’ndedir. [2] Özdemir, inşaat sektöründe faaliyet gösteren aile şirketiyle iş hayatına başlamış, zamanla yönetici pozisyonlarına gelmiştir. [2] Bazı kaynaklar, evliliği ve boşanma süreçleriyle…
Yorum BırakDizi Nereden İzleyebilirim? – Güç, İdeoloji ve Vatandaşlık Üzerine Bir Siyaset Bilimcinin Analizi Bir siyaset bilimci olarak televizyonu ve dijital platformları yalnızca eğlence aracı olarak değil, iktidarın yeniden üretildiği alanlar olarak görürüm. “Dizi nereden izleyebilirim?” sorusu, günümüz insanının gündelik bir tercihi gibi görünse de aslında derin bir siyasal anlam taşır. Çünkü her izleme tercihi, bir ideolojik yönelim ve bir vatandaşlık pratiği içerir. Bu yazıda, dizilerin izlenme mecraları üzerinden güç ilişkilerini, toplumsal düzeni ve cinsiyet temelli siyasal yaklaşımları irdeleyeceğiz. Diziler: Yeni Kamu Alanı mı, Dijital İktidar Alanı mı? Eskiden sokaklar, meydanlar ve meclisler siyasal tartışmaların merkezindeydi. Bugünse o tartışmalar ekranlarımızın içindedir.…
8 YorumKapıkulu Askerlerinin Üç Ayda Bir Aldıkları Maaşın İsmi Nedir? Tarihin Ekonomi Laboratuvarına Yolculuk Bir tarih sayfasını açtığınızda, orada sadece savaşlar, fetihler ve padişahlar yoktur. Aslında her imparatorluğun kalbinde ekonomi yatar. Ve Osmanlı İmparatorluğu’nun en ilginç ekonomik dinamiklerinden biri, Kapıkulu askerlerinin üç ayda bir aldığı maaş sistemidir. Bu sistem, sadece bir ödeme düzeni değil, aynı zamanda sosyal düzenin, askeri disiplinin ve devlet ekonomisinin sürekliliğini sağlayan güçlü bir mekanizmaydı. Peki bu maaşın adı neydi ve neden bu kadar önemliydi? Asıl Cevap: Ulûfe Kapıkulu askerlerinin üç ayda bir aldığı maaşın adı “ulûfe”dir. Osmanlı askeri düzeninin en temel taşlarından biri olan ulûfe, yalnızca bir…
Yorum Bırak